Mar 23

Tutum ve Çeşitli Alanlarda Tutumlu Olmak

Aşırı harcamadan kaçınmaya tutum diyoruz. Her alışkanlık gibi, tutumlu olma alışkanlığı da küçük yaşlarda başlar. Özellikle ailede kazandırılacak alışkanlıklar ve okul eğitimi, tutumlu ve üretken insan yetiştirmeye yönelik olmalıdır. Tutumluluk birkaç alanda olur.

Parada tutum: Paranın, gerektiği yerde ve gerektiği kadar harcanmasına parada tutum denir. Bunun tersi savurganlıktır. Gerektiği halde para harcamamak ise cimriliktir.

Eşyada tutum: Aldığımız mal ya da eşyaları, özen göstererek ve temiz kullanarak tutumlu davranmış oluruz. İyi kullanmadığımız eşyaların yenisini almak zorunda kalırız. Bu da paramızı gereksiz yere harcamamıza neden olur.

Enerjide tutum: Günlük yaşamımızda en çok kullandığımız enerji, elektrik enerjisidir. Elektrik lambaları, fırın, ocak, soba, kolorifer gibi araçları kullanırken de elektrik enerjisinden yararlanırız. Bunları kullanırken elektrik enerjisini gereksiz yere harcamak hem aile bütçemiz hem de ulusal ekonomimiz için zarar demektir.

Zamanda tutum: En az farkına vardığımız savurganlık zamandadır. Zamanımızı boş yere geçirmekle büyük kayıplara uğrayacağımızı iyi düşünmeliyiz. Zamanımızı en yararlı şekilde değerlendirmeliyiz.

Tasarruf İle İlgili Özlü Sözler, Özdeyişler

  • Ak akçe kara gün içindir.
  • Sakla samanı, gelir zamanı.
  • Har vurup harman savurma.
  • Ayağını yorganına göre uzat.
  • Tutumsuz ev yapmaz, yapsa da temel tutmaz.
  • Hazır yemeğe dağ dayanmaz.
  • İşten artmaz, dişten artar.
  • Güvenme varlığa, düşersin darlığa.
  • Vakit nakittir.

Şiirler

Dünü düşünme çalış,

Bu günden gör yarını.

Artırmaya bil, alış.

Harcama her varını.

Bayrak ol genç yaşında,

Bulutlarla kucaklaş.

Artırma savaşında,

Geri kalma arkadaş.

Ramazan Gökalp ARKIN

Mar 15

E bordro muhasebet

Türkiye cumhuriyeti maliye bakanlığı muhasebet genel müdürlüğünün hazırlamış olduğu sistemle kişi bordrosunu öğrebiliyorsunuz. BURAYA tıklayarak ayrıntılı döküm alabilirsiniz.

E bordro maaş

Maaşınız bilgilendirme olarak sisteme girilmiştir. Tüm genel bütçeli kamu idarelerinde çalışan memurlara hizmet verilmektedir.

E bordro maliye bakanlığı

E bordro maliye bakanlığı tarafından yönetilmektedir. Tüm şikayetlerinizi maliye bakanlığına yapabilirsiniz. Maliye bakanlığı’nın sitesinden tüm önemli duyurulara ulaşabilirsiniz. Maliye.gov.tr .

E bordro meb

Milli eğitim bakanlığı çalışanlarıda bu hizmetten faydalabilmektedir. Elektronik bordro çıktısını alıp amirlerine imzalattıkları zaman resmiyet kazanır.


Şub 19

Askerlik zamanı gelen gençler ne zaman nerede asker olacaklarını merak ederler haliyle. Bu yüzden bu tip aramalar yaparlar. Doğru yerdesiniz. Size en net doğru bilgiyi vermeye çalışacağız. Askerlik türk gencinin kutsal bir görevidir. Her türk genci zaman geldiğinde eğer bir sorunu yoksa askere alınır. Askere gitmezseniz asker kaçağı sayılırsınız ve sicilinize işlenir. Zengin iş adamlarının oğulları bedelli askerlik yaparlar. Yani askerlik yapmazlar parasını öderler. Parası olan her zaman rahat tabi. Bizim türk evlatlarımız enayimi. Tabiki değil. Lafı fazla uzatmadan nerede askerliğinizi yapacağınızı, ne zaman başlayacağınızı öğrenmeniz için bikaç bilgi topladık.

Askerlik için gerekli işlemleri yapmak için ve sorgulama ile nereye düştüğünüzü öğrenmek için buraya tıklayınız. Eğer düzgün bir bilgiye ulaşamadıysanız. Size bir yöntemden daha bahsedelim. Nerede askerlik yapacağınızı askerlik şubenizden öğrenebilirsiniz. Şubenizin nerede olduğunu bilmiyorsanız. Yine aynı yukarıdaki asal asker alma daire başkanlığının sitesinden ulaşabilirsiniz.

Şub 18

Kuran öğrenmeye niyetliyseniz bunun bir çok yöntemi var. Öncelikle bunu istemek gerekir. Yılmadan sonuna kadar kutsal kitabımızı öğrenmeye çabalamalısınız. Günümüzde çoğumuz hayatın telaşına kaptırmışız kendimizi gidiyoruz. Dinimize önem vermiyoruz. Dinin gereklerini yerine getirmiyoruz ne yazık ki. Kuran öğrenmek için televizyonda gördüğümüz bir çok görüntülü sesli eğitim setleri satılmakta. Dini mağazalardada bunları bulabilirsiniz. Kuran öğrenmek için ilk olarak cüz ile harflari okunuşu öğrenmeniz gerekli.

Kuranı kısa zamanda öğreten elif ba indirmek için buraya tıklayın!

Aynı zamanda diyanet’in sitesinde yapmış olduğu görüntülü anlatımlar bulunmakta buraya girerekte izleyerek anlayabilirsiniz.

Diyanet’in sitesine gitmek için tıklayınız.

Camilerimizde de kuran kursları verilmekte buralara giderekte ücretsiz olarak öğrenebilirsiniz.

Şub 16

SIFATLAR (ÖNAD)

İsimleri renk, biçim, durum yönüyle niteleyen; sırası, sayısı, yeri yönüyle belirten sözcüklere sıfat denir.

Kısacası, sıfatlar isimleri niteleyen ya da belirten sözcüklerdir. Sıfatlar isimlerden önce gelir.

Ağır bir hastalık geçiren ihtiyar adam, yirmi gün sonra ilk kez gözlerini açtı; başucunda bitkin durumda oturan eşinden bir bardak soğuk su istedi.

Yukarıdaki cümlede çok sayıda sıfat vardır, hepsi isimlerden önce yer almıştır.

Ağır bir hastalık,   ihtiyar adam,   yirmi gün

Bitkin durumda oturan eşinden bir bardak soğuk su

”Arkasında bir puslu deniz çalkalanır durur. İntihar karası bir efkar, duman duman gezinir denizin üzerinde. Kimse kimseye dilini öğretmez o telefonda. Üşümüş eller ceplere saklanarak, titrek seslerle konuşulur. Ertelenmiş randevular, tavsamış birliktelikler, kurtarılmaya çalışan evlilikler, dön bana telefonları… Kulübenin ardında iki katlı, yaşlı bir bina vardır. Bir bırakılmışlık duygusu taşır, lodosun eskittiği yüzünde. İnerken sağda kapısı çıngıraklı bir eczahane -içinde ak saçlı, deniz kadar yaşlı, yuvarlak gözlüklü bir adam- onun yanında yalnızca tek koltuğu bulunan bir berber dükkanı ve sürekli köşede bekleyen bir inzibat eri…”

(Murathan MUNGAN)

Yukarıdaki parçada geçen koyu tonda yazılı sözcükler sıfat göreviyle kullanılmıştır. Bu sözcükler isimleri nitelemekte yada belirtmektedir.

Sıfatlarla ilgili ayrıntılı bilgilere ve sıfatların çeşitlerine geçmeden önce, sıfatlar konusunda sürekli göz önünde bulundurulması gereken şu iki özelliği iyi bilmelisiniz.

* Sıfatlar, isimleri niteler ya da belirtir.

* Sıfat olarak kullanılan sözcükler isimlerin aldığı çekim eklerini (hal, iyelik, çoğul ekleri) almaz.

Yukarıdaki parçada geçen sıfatların bu iki kurala uyduğunu, örnekleri inceleyerek görebilirsiniz.

”Bu sıcak  havaları değerlendirelim, yakında soğuklar başlar.” cümlesinde ”sıcak” sözcüğü bir ismi (hava) nitelemiştir ve herhangi bir isim çekim eki almamıştır; demek ki sıfattır. Aynı cümledeki ”soğuklar” sözcüğü de ”sıcak” gibi durum, nitelik bildirebilecek bir sözcüktür, ama sıfat değildir; bir ismi nitelememiştir, isim çekim eki (çoğul eki) almıştır.

Sıfat Tamlaması

Sıfatlar, adaları değişik yönlerden niteleyen, tamamlayan sözcüklerdir. Bir sıfatın bir ismin başına kullanılmasıyla ortaya çıkan söz grubuna sıfat tamlaması denir. Sıfat olan sözcük, mutlaka sıfat tamlaması içinde kullanılmıştır. Sıfat tamlamalarında tamlayan durumundaki sıfat da tamlanan durumundaki isim de tamlayan ve tamlanan eki almaz.

İyi insan, güzel günler, zor soru, ilk maç, son tren, tembel adam, suçlu insan, üç kişi… gibi.

Çok az karşılaşılan birkaç kullanımında sıfat göreviyle kullanılan sözcük çekim eki alabilir.

Canım kardeşim, güzelim araba

Ancak bu kullanımlarda iyelik ekleri, eklendikleri sözcüklere iyelik, aitlik anlamı katmaz.

Adlaşmış Sıfat

Ak akçe kara gün içindir.

Bu atasözünde geçen ”ak” ve ”kara” sözcükleri ismi nitelemiştir.

”Karaya sabun, deliye öğüt neylesin.” atasözündeki ”kara” sözcüğü ise sıfat değildir.

İkinci atasözünde olduğu gibi sıfat göreviyle kullanılabileceği halde, isim (ad) olarak kullanılmış sözcüklere adlaşmış sıfat denir.

Sıfat olan sözcükler, genellikle çekim eklerini alarak adlaşır.

Kötüler olmasaydı, iyilerin kıymeti bilinmezdi.

”Kötü” ve ”iyi” sözcükleri çekim eki (çoğul eki) alarak adlaşmış sıfat olmuştur.

Aşağıdaki atasözlerinde adlaşmış sıfat örneği sözcükler vardır:

Güzele ne yaraşmaz?”

Yiyen bilmez, doğrayan bilir.”

Hırsıza kilit olmaz.”

Ölenle ölünmez.”

Sıfatlar, herhangi bir çekim eki almadan yalnız kullanıldığında da adlaşır. Aşağıdaki atasözlerinde çekim eki almadan adlaşmış sıfatlar vardır:

Güzel bürünür, çirkin görünür.

Ödünç güle güle gider, ağlaya ağlaya gelir.

Kör ölür, badem gözlü olur; kel ölür, sırma saçlı olur.

Borçlu ölmez, benzi sararır.

Çekim eki almamış adlaşmış sıfatlardan sonra bir ad varsa, karışıklığın önüne geçmek için adlaşmış sıfatla adın arasına virgül (,) konur.

Hırsız, çocuğa yardım etmek istediğini söylüyordu.

Suçlu, avukatın kendisini kurtaracağını düşünüyordu.

Hasta, kardeşinin yanına gitmek istiyordu.

Virgül kullanılmazsa bu sözcükler kendinden sonraki adın sıfatı gibi olur.

SIFATLARIN ÇEŞİTLERİ

Sıfatlar cümledeki görevlerine göre

I. Niteleme sıfatları

II. Belirtme sıfatları

olarak ikiye ayrılır. Bu sıfat çeşitleri ile ilgili ayrıntılara girmeden önce iki sıfat çeşidinin farkını basit bir örnekle açıklayalım:

Bir çocuktan, bir öğrenciden söz edelim ve onun bazı özelliklerini (sıfatlarını) sıralayalım:

İyi öğrenci, dürüst öğrenci, kültürlü öğrenci, yakışıklı öğrenci, şişman öğrenci, açıkgöz öğrenci, uzun boylu öğrenci, planlı öğrenci, sarışın öğrenci, terbiyeli öğrenci, izmirli öğrenci…

Sözü edilen öğrenciyle ilgili yukarıda sıralanan özellikler, onun kendinde olan özellikleri, nitelikleridir; bunlar birer niteleme sıfatıdır.

Aynı öğrenciden şimdi de şöyle söz edelim:

Bu öğrenci, öteki öğrenci, şu öğrenci, o öğrenci, hangi öğrenci, berideki öğrenci, nasıl öğrenci…

Bu örneklerde ”öğrenci”den önce gelen sözcükler ”öğrenciyi” belirten sıfatlardır. Bunlar isimlerin kendi özellikleri değildir, isimleri belirtmek için bir anlık kullanılan sözcüklerdir.

I. Niteleme Sıfatları

Varlıkları, isimleri renk, biçim, durum yönüyle niteleyen sıfatlardır.

Çalışkan insanlar, her yerde sevilir.

Güzel günler bizi bekliyor.

Çocuğa kötü söz söylemeyin.

Niteleme sıfatları isme sorulan ‘‘Nasıl?” sorusunun karşılığıdır.

Nasıl iş? – Ağır

Nasıl öğrenci? - Çalışkan öğrenci

Niteleme sıfatları, varlıkların kendilerinde olan özellikleri ortaya koyar.

”Uzun boylu kız” denildiğinde, ”uzun boy”un bu kızın özelliği, niteliği olduğu bilinir.

Aşağıdaki dizelerde niteleme sıfatı örnekleri vardır:

Uzun kış geceleri onlar da aramızda”

Tatlı heyecanlar mevsimi bitti.”

”İlk önce kımıldar hafif bir sancı.”

Beyaz perdeleri ger yavaş yavaş”

Bıyığı yeni terlemiş delikanlılar kasketler sağ kaşın üstünde eğik.”

Gözleri yaş dolu, yorgun bulutlar.”

II. Belirtme Sıfatları

Varlıkların sırasını, sayısını, yerini bildiren, onları soru yoluyla belirten sözcüklere belirtme sıfatı denir.

Belirtme sıfatları dörde ayrılır.

1) İşaret(im) sıfatları

2) Sayı sıfatları

3) Belgisiz sıfatlar

4) Soru sıfatları

1) İşaret Sıfatları

Varlıkları işaret yoluyla, göstererek belirten sıfatlardır. ”Bu, şu, o” yaygın biçimde kullanılan işaret sıfatlarıdır.

Bu adam şu çocuğa o çantanın fiyatını sordu.

Bu üç işaret sıfatından ”bu” yakın için, ”şu” biraz uzak için, ”o” ise daha uzak olan ya da orada olmayan varlıklar, isimler için kullanılar.

Bu kitabı sana ben vermiştim.

Şu arabayı biraz geriye çekerseniz yol açılır.

O kadın dün de buraya gelmişti.

Beriki, öteki, öbür, diğer” sözcükleri de işaret sıfatı olarak kullanılır:

Öteki kitabı oku. Öbür arabaya bak.

Beriki sokağa girdiler. Siz diğer taksiye binin.

Yer bildiren sözcükler, ”-ki” sıfat yapım ekini alarak yer bildiren işaret sıfatı olarak kullanılır.

Buradaki evlerin hepsi iki katlı.

Oradaki hayatımız daha sıkıcıydı.

Şuradaki adamı tanıyor musun?

2) Sayı Sıfatları

İsimlerin sayısını, sırasını, bölümünü bildiren sıfatlardır. Sayı sıfatları kendi içinde dörde ayrılır:

a) Asıl Sayı Sıfatları

Varlıkların sayısını, kaç tane olduğunu bildiren sıfatlardır.

Beş gündür buradayız, iki gün daha kalacağız.

Memurluk sınavına 100 bin kişi girmiş.

İki ay köyünde kalıyor.

Başında sayı sıfatı olan adlar, çoğul eki almaz.

”Düğünde 500 kişi vardı.” denir, ”500 kişiler” denmez.

Ancak bazı özel adlarda ve kalıplaşmış kullanımlarda, sayıdan sonra gelen ad çoğul eki almaktadır:

”Bize Kırk Haramiler masalını anlatmştı.”

Üç Silahşorler, Yedi Cüceler, Beşevler, üç büyükler…

b) Sıra Sayı Sıfatları

İsimlerin başına gelerek onların sırasını bildiren sıfatlardır.

Birinci soruyu çözdü.

Sağdan ikinci sokağa girin.

Sıra sayı sıfatları, isimlerin sonuna eklenen ”-ncı, -nci” ekleri ile türetilir.

”İlk son,ortanca” sözcükleri de sıra sayı sıfatı olarak kullanılır.

İlk gün geç kalmayalım.

Son tren kaçtaymış?

Ortanca çocuk daha şanslıdır.

c) Üleştirme Sayı Sıfatları

Varlıkların eşit bölümlere ayrıldığını belirten sayı sıfatlarıdır.

”Üleştirme” Türkçe bir sözcüktür, ”paylaştırma” demektir.

Üleştirme sıfatları, sayıların sonuna ”-er, -ar” eki eklenerek türetilir.

Birer kitap, yüzer soru, dörder gün, onar kişi

-er, -ar eki ünlü ile biten sözcüklere eklenirken, ekten önce araya ”ş” kaynaştırma harfi gelir:

İki-ş-er, altı-ş-ar, elli-ş-er

d) Kesir Sayı Sıfatları

Varlıkların bölümlerini belirten sayı sıfatlarıdır.

Dörtte bir pay, yüzde seksen başarı, üçte iki oran, yüzde bir risk…

2/5 (beşte iki) oranında hissesi varmış.

Çeyrek, yarım” sözcükleri de kesir sayı sıfatı olarak kullanılır:

Çeyrek ekmek, yarım altın…

3) Belgisiz Sıfatlar

Varlıkları tam olarak değil, aşağı yukarı belirten sözcüklerdir.

Belgisiz” sözcüğü ”kesinlik bildirmeyen” demektir.

Adamın çok parası varmış.

Bu cümledeki çok, ne kadar parayı karşılar? Bir öğrenci için 100 tl çok paradır; bir işadamı için ise, herhalde, 100 milyon tl çok paradır.

Türkçede belgisiz sıfat olarak kullanılan epeyce (buradaki epeyce de belgisiz sıfat) sözcük vardır:

Birkaç kişi, biraz iş, birtakım sorular, bütün gün, her insan, kimi zaman, bazı anlar, çok para, az emek, birçok konu, hiçbir gün, herhangi bir insan, bir öğrenci…

Her, bütün, tüm” gibi genelleme bildiren sözcükler de belgisiz sıfat olarak kullanılır. Bu sözcükler bazı kullanımlarda kesinlik bildirse de, genellikle kesinlik bildirmeyecek biçimde kullanılır. Şu örneklerdeki gibi:

Her insan, hayatında hata yapar.

Bütün gün sizi bekledim.

Bunları tüm içtenliğimle söylüyorum.

”Bir” sözcüğü sayı sıfatı olarak kullanıldığı gibi belgisiz sıfat olarak da kullanılabilir:

Bir çocuk, eğer evin bir çocuğu ise bazı şeyleri anlayamaz.

”Bir” sözcüğünün yerine ”tek” ya da 2,3 gibi başka sayılar getirilebilirse, o ”bir” sayı sıfatıdır.

Bir kişi varsa derse başlardı.

Bu saatte çıkarsanız, Kadıköy’e ancak bir saatte varırsınız.

”Bir” sözcüğü bazı durumlarda niteleme sıfatı olarak da kullanılabilir:

Bu çocukların ikisi bir yaşta

İkimiz de bir boydayız.

Bu cümlelerde bir sözcüğü ”aynı” anlamındadır.

4) Soru Sıfatları

İsimleri soru yoluyla belirten sözcüklerdir. Türkçede soru sıfatı olarak kullanılan sözcükler sınırlı sayıdadır. Bunların belli başlıları ”hangi, kaç, nasıl, kaçıncı, ne, ne kadar”dır.

Sen hangi kitabı seçtin?

Yanınızda kaç kişi vardı?

Nasıl bir tatil istiyorsun?

Siz kaçıncı otobüse bineceksiniz?

Buradaki işiniz, ne gün biter?

Geçen hafta ne kadar para harcadınız?

Related Posts with Thumbnails